Sivilce İzleri Ve Tedavisi

Sürekli olarak aynı yerde çıkan sivilceler gelişen inflamasyon nedeniyle doku tahribatına bağlı olarak pigmentasyon ve cilt atrofisine neden olur. Bu durum cilt üzerinde çukurcuk ve leke olarak kendisini gösterir. Cildin derininde yerleşmiş kist veya nodül tarzındaki sivilcelerin iz bırakma ihtimali daha yüksektir.

Sivilce izlerinin oluşmasını önlemek için sivilcelerin sıkılmaması çevresindeki deri kabuklarının koparılmaması gerekir.

Ellerin sık sık yıkanması ve yüzden uzak tutulmalıdır.

Yüzün dermatoloji uzmanının önerdiği sabunla günde 1 kez yıkanması, havlunun her hafta değiştirilmesi ve aşırı olmamak kaydıyla güneşlenmek yeni sivilcelerin çıkmasını önler.

Sivilce izi tedavisinde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler tek başıa kullanılabileceği gibi diğer yöntemlerle kombine edilerek tedavinin etkinliği arttırılabilir.

Sivilce izleri 3 çeşittir ve herbirinin tedavisinde farklı şekilde yapılır. Bazen farklı yöntemler kulanılır veya aynı yöntemler farklı dozlarda ve derinlikte kullanılır.Yöntem ve uygulama dozlarına hekim karar verir.

  1. İcepick skarlar
  2. Boxcar skarlar
  3. Rolling skarlar

En sık kullanılan tedavi yöntemleri

  • Cildi soyan lazerler
  • Soymadan cilt yenileyen lazerler
  • Kimyasal peeling
  • Fraksiyonel altın iğneli radyofrekans
  • Dermapen
  • Subsizyon ve dolgu

İcepick skarların tedavisinde yüzeysel kimyasal peeling, dermapen ve altın iğne radyofrekans kullanılır.

Boxcar skarların tedavisi için derin kimyasal peeling, fraksiyonel cilt soyucu laserler, altın iğne radyofrekans kullanılır.

Rolling skarların tedavisinde peeling ve laser uygulamaları çok etkili olmaz. Bu tip skarlarda subsizyon ve dolgu uygulaması yapılmalıdır.

Kimyasal peeling, dermapen ve altın iğne radyofrekans uygulamaları kişiye ve sivilce izlerinin derinliğine göre değişmekle birlikte genellikle  4 hafta aralıklarla 4 seans yapılır.